100 doğumdan 58’i sezaryen | ‘Bebek iriyse, ters döndüyse, çoğul gebelikse…’

Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre, Türkiye’de her 100 doğumdan 58’i sezaryen olarak gerçekleşiyor. Türkiye bu oranla, dünya ülkeleri arasında Meksika’dan (yüzde 58.6) sonra ikinci sırada yer alıyor.

Uzmanlar, anne ve bebek açısından sezaryenin sadece gerektiğinde uygulanması noktasında hemfikir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sezaryenle doğumun yüzde 10-15 oranında olmasını ‘kabul edilebilir’ buluyor. Örgüt, yüzde 10’un üzerindeki sezaryen oranının, anne ve bebek ölüm hızını azaltmadığı görüşünde. Sezaryenin doğumlardaki oranını DSÖ’nün önerdiği sınırlarda tutmayı başaran ülkeler var. İsrail yüzde 14,8 ile en iyi orana sahip. Hollanda’da sezaryen oranı yüzde 15,2, Norveç’teyse yüzde 15,8. ABD’deki oran yüzde 31,7, Birleşik Krallık’ta yüzde 31,3, Almanya’da yüzde 30,3, Fransa’da yüzde 20,1, Litvanya’da yüzde 18,7, İzlanda’da yüzde 16.

Peki, son zamanlarda neden sezaryenle doğum arttı? Normal doğum ile sezaryen doğumun ekonomisi nedir? Uzmanların tavsiyeleri neler?

Uzmanlar, anne ve bebek açısından sezaryenin sadece gerektiğinde uygulanması noktasında hemfikir. Fotoğraf: Shutterstock

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, sezaryenı tercih etme nedenlerini sıralayarak açıklamalarına başlıyor. Buyru, “Kadınlar, eskiye nazaran daha az doğum yapıyorlar. Doğumu da daha planlı bir şekilde, istedikleri zamanda gerçekleştiriyorlar. Yine ağrı kesiciler, anestezi olanakları artık çok daha iyi” diyor ve ekliyor:

‘NORMAL DOĞUMUN NE ZAMAN OLACAĞINI KESTİRMEK GÜÇ’

“Normal doğumun ne zaman olacağını kestirmek biraz güçtür. Saatlerce ağrı çektikten sonra, doğumun sezaryene değişmesi söz konusu olabiliyor. Bu da kadınları tedirgin eden sebeplerden biri. Çok doğru bir yaklaşım olmasa da haklılık payı var.”

Sezaryen doğumların artmasında artık bebeklerin daha iri doğmasının da etkisi olduğuna dikkat çeken Buyru, “İnsanlar daha iyi besleniyor, vitamin alıyor ve bebekler büyük doğabiliyor” demekte.

RAKAMLAR HASTANEDEN HASTANEYE GÖRE DEĞİŞİYOR

Uzmanlar, iki doğum türünün ekonomisine dair çok da büyük farklar olmadığını söylüyor. Sezaryen doğumlarda ameliyathane ücreti daha fazla olabiliyor ancak normal doğumda da hekimler daha fazla ücret talep edebiliyor. Ortalama rakamlar ise 20-40 bin TL arasında. Doğumlar, SGK tarafından karşılanıyor. Rakamlar da hastaneden hastaneye değişkenlik gösterebiliyor.

100 doğumdan 58'i sezaryen | 'Bebek iriyse, ters döndüyse, çoğul gebelikse...' - Resim : 3
Uzmanlar, bebek iriyse, annenin kemik yapısı normal doğuma uygun değilse, bebeğin suyu azsa sezaryen önermekte. Fotoğraf: Shutterstock

HANGİ DURUMLARDA SEZARYEN TAVSİYE EDİLİYOR?

“Hangi durumlarda hangi doğum türünü tercih ediyorsunuz?” şeklindeki soruyu da Buyru şu sözlerle yanıtlıyor:

“Bizim önerimizden ziyade hastanın tercihleri de önemli. Tıbbi birtakım gerekçeler var. Bebek iriyse, annenin kemik yapısı normal doğuma uygun değilse, bebeğin suyu azsa ya da kalp atışları sıkıntıya giriyorsa ki bunu doğum öncesinde tespit etmek mümkün, annenin tansiyon hastalığı varsa, bebeğin günü dolduysa, bebek ters ise ya da yan duruyorsa, çoğul gebelikse bunlar tıbbi açıdan sezaryeni gerektiren durumlar. Çok fazla seçim şansı yok.”

‘DAHA ÖNCE SEZARYEN GEÇMİŞİNİZ VARSA…’

Daha önce sezaryen ya da miyom ameliyatı geçiren kadınlar da çoğunlukla sezaryen doğumun gerçekleştiğini kaydeden Buyru, “Doğum esnasında rahmin yırtılma riskinden dolayı sezaryen tercih edilebilir. Kadınlar ağrı çekmeden planlı bir şekilde de doğum yapmak istediklerinde bu doğumu isteyebiliyorlar” demekte.

Normal doğumdan sonra olabileceklerin de bilgisini veren Buyru, “Bu doğum daha doğal ama idrar kaçırma, cinsel işlev bozukluğu gibi sorunlar da ortaya çıkabilir” diyerek, açıklamalarını sonlandırıyor.

‘ANNELERİN YAŞLARININ ARTMASI DA BİR SEBEP’

Kadın Doğum Uzmanı Doktor Arzu Kublay, sezaryen doğumların artmasının annelerin yaşlarının artmasından kaynaklandığı görüşünde. Kublay, “Kadınlar artık çalışma hayatının daha çok içinde ve geç gebe kalabiliyor. Annenin doğum sancısı korkuları ve normal doğum sonrası genital değişiklikler endişeleri, ailenin tamamen sağlıklı bir bebeğe kavuşmak istemesi, kontrollü doğum arzusu sezaryen artışında başlıca etkenler sayılabilir” diyor ve ekliyor:

“Doktorların malpraktis (Teşhis, aydınlatma ve onam ile tedavi sürecinde tıbbi uygulama hataları) korkusu, bu davaların artması da sezaryen doğumu daha çok tercih edilebilir kılmakta.”

Kublay, bir hekim olarak her zaman normal doğumu tercih ettiğini ancak tıbbi bir gerekçe durumunda sezaryen doğumu tercih edeceğini vurgulayarak, değerlendirmesini noktalıyor.

 [email protected]

Kaynak: Web Özel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir