Skolyoza podyumda meydan okudular!

Acıbadem Sağlık Grubu’nun Haziran-Skdolyoz Farkındalık Ayı kapsamında bu yıl 10’cusunu düzenlediği etkinlikte, defile öncesi, skolyozla mücadelelerine rağmen her biri alanında öncü olmuş ve başarı öykülerine imza atmış isimler, hastalar ve aileleri uzmanlarla bir araya geldi.

Başarılarıyla ilham veren, Avrupa Kulüpler Birliği’nin Yönetim Kurulu’na seçilen ilk ve tek kadın, Avustralya Profesyonel Futbol Ligi Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Köksal; ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Ann Eadeh, dünyada 7 ülkede 77 şubesi olan Curvy Girls Scoliosis Türkiye Temsilcisi Mina Çermikli de kendi öykülerini anlatırken deneyimlerini paylaştılar ve önemli mesajlar verdiler. Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi Direktörü, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, skolyoz tedavisindeki en yeni gelişmeleri anlatırken, Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Yılgör; son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda; düzenli egzersizle desteklenen ve kurallara uyularak etkili şekilde sürdürülen korse tedavisinin, ameliyata gerek bırakmayabildiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Günümüzde her 100 çocuktan 3’ünün kapısını çalan, omurganın yana doğru eğriliği olarak tanımlanan skolyoz, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler ve hekimlerin tecrübeleriyle artık kader olmaktan çıkıyor! Ancak erken teşhis ve tedavi çok önemli! İşte toplumda bu farkındalığı oluşturmak için her yıl Haziran ayında geniş çaplı etkinlik düzenleyen Acıbadem Sağlık Grubu bu yıl 10. kez Skolyoz Farkındalık Etkinliği gerçekleştirdi. 10 Haziran 2023, Cumartesi InterContinantal İstanbul’da yapılan etkinlikte skolyoz savaşçılarına mücadelelerinde yalnız olmadıkları vurgulanıp, tedavide en yeni ve etkili yöntemler ayrıntılarıyla anlatıldı.

Ünlü manken Tülin Şahin defile öncesi etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, ağır bir bel fıtığı sorunu yaşadığını, sırtında da ağrı oluşunca ‘acaba skolyoza mı yol açtı?’ düşüncesiyle kontrole gittiğini ancak tedaviye gerek olacak bir eğrilik saptanmadığını belirtirken “Skolyozun farkında olmak, erken teşhis için kontrolleri yaptırmak bence çok önemli. Biliyoruz ki bu ağırlıklı olarak özellikle genç kızlarda, büyüme çağında çok sık görülüyor. O yüzden de anne babalar çocuklarını hep dikkatli takip etsinler. Skolyozun erken teşhisi ve tedavisinin önemine dikkat çekmek için ben de Skolyoz Savaşçısı gençlerimizle birlikte podyuma çıkacağım ve Tasarımcı Şansım Adalı’nın tasarımlarıyla gerçekleştireceğimiz defile ile bu farkındalığı taçlandıracağız. Skolyoz korsesi takan arkadaşlara ben ‘Skolyoz Süper Kahramanları’ diyorum ve onları bu zorlu dönemdeki sabırlarından ve azimlerinden dolayı kutluyorum” diye konuştu.

EBRU KÖKSAL: “SKOLYOZ AMELİYATI SONRASI BOYUM 7 SANTİM UZADI!”

Etkinlikte konuşan isimlerden biri de; iş dünyasında ve spor camiasında başarılarıyla ilham veren, Avrupa Kulüpler Birliği’nin Yönetim Kurulu’na seçilen ilk ve tek kadın olan, Avustralya Profesyonel Futbol Ligi Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Köksal’dı. Skolyozu 8 yaşında fark edilen Köksal ‘acaba annem, babam ve çevremdekiler beni artık sevmez mi?’ endişesiyle kendini her alanda çok çalışmaya, çok güçlü olmaya adamış. “Bugün geçmişe dönüp baktığımda kendimce bu ‘eksikliğimi’, girdiğim her işte çok başarılı olarak kamufle etmeye çalıştığımı görüyorum. Bu ‘görünmez engelim’ benim yaşamımı şekillendirmişti” diyen ve kariyer basamaklarını hızla tırmanan Ebru Köksal o günleri şöyle anlatıyor: “12 yaşında korse takmam gerektiği söylenince, o yaşlardaki bir kız çocuğunun ruh hali düşünüldüğünde, herkesten farklı olmak istemediğimden itiraz ettim. Korseyi düzenli takmadığım ve bir süre sonra tamamen çıkardığım için eğriliğim yıllar içinde 23 dereceden 70 dereceye ulaştı. Yine de yaşama dört elle sarıldım ve çok aktif bir yaşam sürdüm, düzenli spor yapıp kiloma dikkat ettim. O günlerde doktorumun söylediği ‘ileride anne olamazsın’ sözüne rağmen hem de normal doğumla 2 çocuk yaptım. Ancak geçen sene skolyoz eğrilik derecem 100’ün üzerine çıkıp alarm verince Prof. Dr. Ahmet Alanay’ın usta ellerine kendimi teslim ettim.”

17,5 saat süren füzyon ameliyatında 38 vida ve 4 de metal çubuk takıldığını belirten Köksal, ameliyata 1.61 cm boyla girip 7 santim uzayarak 1.68 cm ile çıktığını ve boyunun uzamasının tatlı şaşkınlığını ve mutluluğunu yaşadığını söylerken “Ameliyat sonrası en büyük isteğimi yani ABD’de üniversiteden mezun olan iki çocuğumun mezuniyet törenlerine gitmeyi de başarmış olmanın sevincini yaşıyorum” diye konuştu.

Ameliyat sonrası skolyoz eğriliğinin 21 dereceye indiğini belirten Ebru Köksal, skolyozu olan gençlere “Değişimden korkmamak lazım. Tedaviye karar vermek işin en zor kısmı ama kararı verince doğru karar olduğuna inanıp o yolda yürümek, işinin ehli insanlara kendini teslim etmek iyileşme sürecini hızlandırıyor. Psikolojik olarak hiçbir şekilde sıkıntılarını kendi içlerinde ve tek başlarına yaşamasınlar. Kendilerine olan özgüvenleri hiçbir şekilde bozulmasın. Skolyozun günümüzde çok ileri düzeylerde çaresinin olduğunu bizzat deneyimledim” diyerek seslendi.

ABD İSTANBUL BAŞKONSOLOSU EADEH: “ÇELİKTEN OMURGA, GÜCÜNÜZÜN GÖSTERGESİ!”

ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Eadeh de, omurgasında anormal bir eğrilikle yaşama ve çalışmaya dair deneyimlerini paylaştığı konuşmasında, 14 yaşındayken skolyoz teşhisi konulduğunu ve omurgasının düzeltilmesi için çok sayıda ameliyat geçirdiğini belirterek, genç bir kız olarak bu teşhisi kabullenme sürecini şöyle anlattı: “İçimde bir kıvılcım çaktı ve bu ameliyatın ve fiziksel bozukluğumun beni hedeflerimden alıkoymasına izin vermeyeceğime karar verdim.” Başkonsolos Eadeh ayrıca, “görünmez engeller,” yani başkaları tarafından ilk bakışta fark edilmese de kuvvetsizlik ve acıya sebep olabilen engellere değindi. ABD’de engelli bireylerin sivil haklarını koruyan Engelli Amerikalılar Yasası’nın geçmesini sağlayan aktivistlerin önemine dikkat çeken Eadeh “Bu yasayla, ABD engelli bireylerin sivil haklarının güvence altına alınması konusunda küresel bir lider haline gelmiş ve onlara, benim gibi, anlamlı ve tatmin edici işler bulma imkanını sağlamıştır” dedi. Prof. Dr. Ahmet Alanay ve Comprehensive Spine Center’daki ekibinin kullandığı yenilikçi teknikleri öven Başkonsolos Eadeh, ayrıca Prof. Dr. Alanay’ın dünyanın en saygın omurga derneklerinden biri olan Scoliosis Research Society’nin Kurul Üyesi ve Eğitim Konseyi Başkanı olarak başarılı çalışmalarına dikkat çekti. Başkonsolos, etkinliğe katılan hastalara, “çelikten omurgalarının”, sahip oldukları muazzam güç, metanet ve kararlılığın bir göstergesi olduğunu söyledi.

CURVY GİRLS TÜRKİYE TEMSİLCİSİ MİNA ÇERMİKLİ: “KORSEYİ MAĞARAYA GİRDİĞİNİZDE YOLUNUZU AYDINLATAN FENER GİBİ DÜŞÜNÜN!”

Dünyada 7 ülkede 77 şubesi olan Curvy Girls Scoliosis Vakfı’nın Türkiye Temsilcisi Mina Çermikli de toplantıda 6 yıldır taktığı korsenin tüm zorluklara rağmen eğriliğinin tedavisinde çok yardımcı olduğunu vurguladı. İlkokul 2. Sınıfta skolyozu fark edildiğinde 16 derece olan eğriliğinin uzama dönemi öncesi 40 dereceye çıktığını belirten Mina Çermikli şöyle konuştu: “Korseyi o dönemlerde takmamak için çok direndim, evet onunla yaşamak çok zor oldu, bir parçam haline geldi ama bugün dönüp baktığımda keşke düzenli taksaymışım diyorum çünkü korse tedavisi sayesinde eğriliğimde ciddi azalma oldu ve 20 dereceye geriledi. Sonunda bize fayda sağlayacağı için bence birkaç yıl o zorlukları yaşamaya, tüm sıkıntılarını çekmeye değer. Bunu bir gözlük takmak gibi normal karşılayın ve düzenli takın. Ben şu anda kendimle barışığım ve gençlere korse tedavisinin kurallarına sıkı sıkıya bağlı olurlarsa sonunda başarıya ulaşacaklarını söylemek istiyorum. Mağaraya girdiğinizde yolunuzu aydınlatan bir fener gibi düşünün korseyi!”

PROF. DR. AHMET ALANAY: “ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİ ÇOK ÖNEMLİ!”

Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi Direktörü, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, skolyoz tedavisindeki gelişmeleri anlattığı konuşmasında erken teşhisin önemini vurgulayarak “Skolyozun erken teşhis ve tedavisi çok önemli. Aksi takdirde omurga eğrilikleri ilerleyerek sorun çok daha karışık bir hal alabilir. Erken teşhis ve tedavi sayesinde ameliyat dışı tedavilerle de eğrilikler kontrol altına alınabiliyor. Korse tedavisinin yanı sıra bant ile gerdirme gibi yöntemler de son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Bu sayede hareket kısıtlılığı olmadan büyüme devam edebiliyor. Büyümesi tamamlanan gençlerde ise füzyon (sabitleme) yöntemiyle hareket tamamen yok edilmeden tedavi mümkün olabiliyor” dedi. Prof. Dr Ahmet Alanay, özellikle son yıllarda ülkemizde de teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler ve hekimlerin tecrübeleri sayesinde 1-1.5 yaşındaki bebeklerde dahi başarılı ameliyat sayesinde tam düzelme sağlanabildiğini vurguladı.

DOÇ. DR. ÇAĞLAR YILGÖR: “ÇOCUĞA ÇOK İYİ AÇIKLANMALI!”

Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Yılgör de skolyoz tedavisinde aile, doktor, fizyoterapist ve ortotist işbirliğinin önemine dikkat çekerken, son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda düzenli egzersiz ve korse tedavisinin, ameliyata gerek bırakmayabildiğini ortaya koyduğunu söyledi. Doç. Dr. Çağlar Yılgör “Çocukluk eğriliklerinde eğer uygun hastada, uygun korse kullanılırsa ve gerekli süre boyunca egzersizle de desteklenir, kurallara uygun olarak takılırsa, büyüme döneminde eğriliğin ilerlememesi konusunda çok ciddi yol alınıyor hatta skolyoz defterinin kapanmasını ve bir daha da açılmamasını sağlayabiliyor. Ancak korse tedavisine büyüme döneminde başlamak gerekir çünkü uzama bitince fayda sağlamaz” diyor. Korseyle yaşamın geçici bir süre olsa da zor ve sıkıntılı bir süreç olduğunu ancak sabırla ve gerekli özeni göstererek takıldığında nihayetinde çok büyük faydalar sağladığının çok net ortaya konulduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çağlar Yılgör, çocuğa bu durumun çok iyi açıklanması ve tüm zorluklarına, sıkıntılarına rağmen tedavide çok başarılı sonuçlar alındığının iyi izah edilmesi gerektiğini söylüyor.

BABASINDAN 9 YAŞINDAKİ ALMİLA’YA: “KORSEN SENİN ZIRHIN OLACAK KIZIM!”

Konuşmaların ardından yaşları 9-16 arasında değişen, ergenlik çağında hayatlarının henüz baharında, en deli dolu zamanlarında vücutlarının yana doğru eğilmeye başlamasına rağmen pes etmeyen, zırhlarını kuşanıp mücadele eden, ‘yalnız değilsiniz’ mesajı veren Skolyoz Savaşçıları gençler, ünlü Manken Tülin Şahin ile birlikte sahneye çıktılar ve Tasarımcı Şahsım Adalı kıyafetleriyle podyumda skolyoza meydan okudular. Kimileri korsesiyle zırhlı bir savaşçı olarak defileye çıktı, kimileri de tüllü allı pullu korse tasarımlarıyla yer alarak, skolyozu olan gençlere bu savaşta yalnız olmadıklarını hatırlatarak, erken teşhis ve tedavinin önemine, düzenli korse kullanımının önemine dikkat çektiler; izleyenleri büyülediler. Podyumda zırhlı korsesiyle yürüyerek büyük beğeni ve takdir toplayan en küçük Skolyoz Savaşçısı 9 yaşındaki Almıla’ydı. Almıla’nın annesi Kübra Şamlı, 6 yaşında banyo esnasında fark ettikleri eğrilik üzerine doktora gittiklerini ve eğriliğin 40 derece olduğunu öğrendiklerini belirterek şöyle konuştu: “Ortopedi doktoru teşhisi koydu ama işin uzmanına gitmemizi söyledi, Ahmet Alanay hocamızın adını verdi. Almıla o günlerde 1. sınıfa başlayacaktı. Korse tedavisine başladığımızda babası kızımıza “Düzenli korse takarak sen bizim zırhlı prensesimiz olacaksın, korsen senin zırhın olacak kızım” dedi. Tedavisi için korsesini düzgün ve kuralına uygun olarak takmasının ne kadar önemli olduğunu anlattık. Almıla da hiç aksatmadan tüm zorluklarına rağmen korsesini 4 yıldır düzenli takıyor. Günde 20 saat boyunca korsesini çıkarmıyor. Böylece tedavisi başarıyla devam ediyor. Yeri geldiğinde arkadaşlarına da omurgasında eğrilik olduğunu ve bu nedenle korse takmasının zorunlu olduğunu açıkladığından onlar da gayet bilinçli şekilde davrandılar ve Almıla’ya hiç rahatsızlık hissettirmediler” diye konuştu. Kübra Şamlı ve baba Buğra Şamlı skolyozu olan gençlere ve ailelerine “Yalnız değilsiniz. Skolyoz çok yaygın bir hastalık ama çözümü var, bunu bilsinler isterim. Yeterki doğru ellerde olsunlar ve gerektiği şekilde kurallara sıkı sıkıya bağlı kalıp bir süre sabretsinler” mesajı verdi.

Kaynak: Haber Global

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir